Hikayeni paylaş sen de katıl bize.

"Kıssadan hisse tarihi hikayeler" Kategorisi

Denizlerin Fatih’i,Kaptanı Derya ,Barbaros Hayreddin Paşa’nın hatıraları
Barbaros hayreddin paşa‘nın hatıraları’ndan (gazavat-i hayrettin paşa) alıntılardır: Barboros Hayrettin Paşa’nın  gazalarini anlattigi hatiratidir. Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle kaleme alinmistir. Hayreddin pasa’dan yaptigi tüm savaslari nazimla destan edip söyleyen Seyyid Muradi’ye bu görevi vermistir. – Kapdan-ı Deryalığım- Kabul merasimi muhteşem oldu. Divan-ı Hümayun, merasimlere mahsus şekilde toplanmıştı. Bütün vezirler hazırdı. Padişahın iki yanına dizilmişlerdi. Yalnız Halep’te…
Karunun Hazineleri –İbret Dolu Hikayesi
Karunun Hazineleri –İbret Dolu Hikayesi   “Gerçekten Karun Musa’nın kavmindendi. Onlara karşı azgınlık etmişti. Ona öyle hazineler vermiştik ki, Karun’un Hazineleri nin anahtarları, güçlü kuvvetli bir toplulukla (zorla) taşınıyordu. Hz. Musa’ya inananlardandı. İnancının gereklerini yerine getiriyordu. Çalışıyor, amcanın oğlu Musa’ya destek oluyordu. Çalışırken ibadetlerinden de geri kalmıyordu. Görgüsü ve bilgisiyle İsrail oğulları arasında yer edinmişti….
Mehmet Akif Ersoy (Senin istifa ettirdiğini bizde istifa ettirdik)
Mehmet Akif Ersoy (Senin istifa ettirdiğini bizde istifa ettirdik) Mehmet Akif Ersoy her sabah, Sultan Ahmet camine sabah namazı için gelir. Her gelişinde yaşlı bir adamın kendisinden önce gelmiş olduğunu görür. Ne kadar erken gelirse gelsin bu durum değişmez Yaşlı adam mutlaka ondan önce gelmiş olur. Ancak bu yaşlı pir-i fani, bu nur yüzlü adam her…
Yunus Emre ve Molla Kasım
Yunus Emre ve Molla Kasım Yunus Emre’nin (kuddise sirruhu) divanı, vefatından yıllar sonra İslama hizmet etmek kaygısıyla hareket eden Molla Kasım’ın eline geçer… Eline geçen kitap Yunus Emre‘nin üç bin sayfalık bütün şiirlerini kapsayan divanıdır … Molla Kasım oturur dere kenarına, şiirleri okumaya başlar “ bu ifade şeriate aykırı, bu haram, bu sakıncalı ” diyerek üç…
Nalıncı Baba (Padişahın işi ne)
Nalıncı Baba Kıssası: Padişah’ın İşi Ne? Nalıncı Baba – (22.11.1591) Asıl adı Muhammed Mimi Efendi’dir. Bergamalıdır. Cenaze hizmetlerini bizzat padişah gördü ve onu evine defnetti. Kabri üzerine bir kubbe, önüne bir çeşme koydurdu. Bir tekke ile adını yaşattı. Türbesi Unkapanı’nda, eski Cibali Tütün Fabrikası’nın arkasında, Haraçzade Camii karşısındadır. 1592 yılında vefat etti. Hakkında yazılanlar: Adsız…
Satılık Dört Cümle
Satılık Dört Cümle İran Kisrası meşhur Nuşirevan zamanında bir adam çarşıda, pazarda ve sokaklarda şöyle bağırıyordu: – Bende satılık dört cümle var. Dört cümleyi dört yüz dinara satıyorum. Alacak yok mu? Adam günlerce aradı durdu fakat pek müşteri bulamadı. Bir gün Nuşirevan, sarayın penceresinden dışarıyı seyrederken bu adamın sözlerini duydu. Hizmetçisine adamı huzuruna çağırtmasını emretti….
Padişahın Kölelerini Sınaması
Padişahın Kölelerini Sınaması Padişah iki köle almıştı. Padişahın kölelerini sınaması gerekiyordu. Onları tanımak, sınamak için konuşmak istedi. Önce birini yanına çağırdı. Tatlı dilli, hoş sözlü bir adamdı. Konuştukça padişah hayrete düştü. Sanki bir deniz vardı kulun içinde. Sonra onu gönderdi ve diğer kulu çağırdı yanına. Kul konuşmaya başladı mı baktı ki ağzı kokuyor, dişleri kapkara….
Bülbül Hasan (Andelibi)
Bülbül Hasan Onbeşinci asırda yaşamış, nükteleriyle meşhurdur. Şiirlerinde Andelibi adını kullanmıştır. Kastamonu’ya bir kadı gelir, rüşvet almadan iş görmemeleri için bendegânına tembih ettiğinden gelen iş sahiplerini : ‘Efendi uyur!’ diye kapıdan çevirirlerdi; elinde bir hediye gördüler mi de: ‘Efendi buyur! derlerdi. Andelibi davasında haklı olduğu için eli boş gitmiş ve dört beş sefer de kadı efendi…
ÖNÜMÜZDE FAHR-İ KÂİNAT YÜRÜYOR
Önümüzde, Fahr-i Kâinat yürüyor! Yavuz Sultan Selim, ordusuyla beraber sefer için Mısır yollarındadır. Mısır’a ulaşmak için Sina Çölü’nü geçmek gerekliydi fakat bu çölü geçmek neredeyse imkânsızdır. Yavuz, geçmeye kararlıydı. Osmanlı ordusu Sina Çölü’ne çıkmak üzeredir. Basra civarında günlerce meyve bahçelerinden geçerler. Daha sonra Basra gerilerde kalır ve uçsuz sahra görünür. Çölün hissedilmeye başladığı anlarda Yavuz…
Ragıp Paşa ve Haşmet
Ragıp Paşa ve Haşmet Koca Ragıp Paşa birgün Boğaziçi’nde gezintiye çıkar. Yorulunca bir tepeye oturup dinlenir. Biraz ilerde oynamakta olan çocuklardan birinden çok susamış olduğundan bir tas su ister. Haşmet adındaki bir çocuk eve gider, bir kase içinde turşu suyu getirir. Paşa bir iki yudum içince Haşmet’e sorar: Oğlum neden turşu suyu getirdin? Haşmet gayet…
Son Yorumlar