Hikayeni paylaş sen de katıl bize.

Nasrettin Hoca Fıkraları

kissahisse

36

1

Nasrettin Hoca Fıkraları

Nasrettin Hoca Fıkraları Kısa 20 Tane Kısa, Nasrettin Hoca’nın kısa komik 20 tane kısa fıkraları, Nasrettin Hoca düdük fıkrası, nasrettin hoca hikayeleri, nasrettin hoca masalları  burada.

1.Nasrettin Hoca Fıkraları Parayı Veren Düdüğü Çalar

Çocuklar bir gün pazara giden Nasrettin Hoca’nın etrafını sarmış ve içlerinden biri “Hoca, bana düdük al!” demiş biri. Başka bir çocuk “Bana da, bana da!” demiş.

Diğerleri de Nasrettin Hoca’ya sırayla:

– Ben de düdük isterim!

– Bir tane de bana!, demiş.

İçlerinden sadece bir çocuk Nasrettin Hoca’ya düdük parası vermiş ve Nasrettin Hoca parayı alıp pazara gitmiş.

Hoca, akşam pazardan dönünce Nasrettin Hoca’yı gören çocuklar hocanın etrafını sarmış. Her biri düdüğünü istemiş. Cebinden bir düdük çıkaran Nasrettin Hoca, parayı veren çocuğa düdüğü vermiş.

Diğer çocuklar hep birlikte bağırmış:

– Hani bizim düdüğümüz nerede?

Nasrettin Hoca gülerek,

Parayı veren düdüğü çalar, demiş.

2.Nasrettin Hoca Fıkrası Ya Tutarsa!

Nasrettin Hoca bir gün gölün kıyısına elinde koca bir kaşık yoğurt ile birlikte gitmiş.

Nasrettin Hoca, kaşığındaki yoğurdu göle boşaltmış.

O sırada köylülerden biri Nasrettin Hoca’yı görmüş ve şaşkınlıkla:

– Nasrettin Hoca ne yapıyorsun, diye sormuş.

Hoca gülümseyerek:

– Gölü mayalıyorum, ne yapayım, demiş.

Adam, Hoca’ya bakmış ve kahkaha atarak:

– Ne diyorsun be Hoca, çıldırmış olmalısın. Koskoca göl maya tutar mı hiç?, demiş.

Nasrettin Hoca gülümsemesini hiç bozmadan:

– Peki ama ya tutarsa, demiş.

3.Nasrettin Hoca Hikayeleri Gönlüm Buna Razı Olmadı

Eşeği ile birlikte kasabaya alışverişe giden Nasrettin Hoca; kitap, elma, limon gibi birçok ağır şey almış. Aldıklarını kocaman bir çuvala yerleştirmiş. Çuvalı da sırtına alarak eşeğine binmiş.

Yolda giderken Hoca’yı gören köylüler:

– Ey Hoca, çuvalı niye kendi sırtına aldın?, diye sormuşlar.

Hoca:

– Ne yapayım? Zavallı hayvan zaten beni taşıyor, bir de çuvalı ona taşıtmaya gönlüm razı olmadı, demiş.

4.Nasrettin Hoca Hikayeleri Vasiyet Etmiş

Nasrettin Hoca bir gün evde otururlarken karısına:

– Hanım iyi dinle, size vasiyetimdir. Ben öldüğümde beni baş aşağı gömün, demiş.

Karısı şaşırmış:

– Hoca o ne demek? Neden böyle bir şey istiyorsun, demiş.

Hoca ciddi bir şekilde:

– Yarın öbür gün kıyamet koparsa her şey ters düz olacak. O zaman ben de düz olarak ayağa kalkabilirim, demiş.

5. Nasrettin Hoca Bugün Ayın Kaçı

Nasrettin Hoca bir gün bir işi için Konya’ya gitmiş. Yolda giderken bir adam Hoca’yı durdurmuş:

– Pardon Amca, bugün ayın kaçı biliyor musun?, demiş.

Hoca:

– Ne bileyim yahu! Ben buraların yabancısıyım, demiş.

6. Nasrettin Hoca Fıkraları Kısa Onu Kendisi Sanmış 

Nasrettin Hoca bir gün yolda giderken bir adamla karşılaşmış. Adamla sohbet etmeye başlamışlar. Bir saat havadan sudan konuştuktan sonra Hoca:

– Kusura bakma arkadaş. Ben seni tanıyamadım, adın neydi?, diye sormuş.

Adamcağız çok şaşırmış:

– Madem beni tanımadın, neden benimle bir saattir sohbet ediyorsun?, demiş.

Nasrettin Hoca:

– Kıyafetlerin benimkine çok benziyordu. Ben de seni ben sandım, demiş.

7. Nasrettin Hoca Kısa Fıkraları Birinin Anası Ağlayacak

Nasrettin Hoca’nın iki oğlu varmış. Oğullarından biri çömlekçilik yaparak geçinirmiş. Hoca bir gün oğlunun yanına giderek onu ziyaret etmiş. Oğlu da dertli bir şekilde:

 – Baba çok heyecanlıyım çünkü bütün paramı bu çömleklere yatırdım. Hava güneşli olursa kururlarsa zengin olacağım. Yağmur yağarsa çömlekler çatlayacak ve anam ağlayacak, demiş.

Hoca dertli bir şekilde diğer oğlunun yanına gitmiş. Oğlu o sırada tarlasında oturmuş düşünüyormuş:

– Ah baba hoş geldin. Ben bütün paramı bu tarlaya yatırdım. Eğer yağmur yağarsa zengin olacağım, ama kuraklık olursa bütün paramı kaybederim ve anam ağlar, demiş.

Nasrettin Hoca eve dönmüş. Sıkıntılı olduğunu gören karısı:
– Hoca ne oldu canın sıkkın, demiş.

– Asıl dert senin, sen kendi halini düşün. Çünkü yağmur yağsa da yağmasa da oğlanlardan birinin anası ağlayacak.

8. Nasrettin Hoca Kısa Fıkraları Hamam Bahşişi


Nasrettin Hoca bir gün hamama gitmiş. İçeri girdiği sırada kimse onunla ilgilenmemiş, havlu vermemiş, kese yapmamış ve hoca hamamdan çıkarken de “iyi günler” dememiş. Bunlara rağmen Nasrettin Hoca bahşiş kutusuna yüklüce bir bahşiş bırakarak hamamdan ayrılmış.

Bir sonraki hafta hoca tekrar hamama gitmiş, içeri girer girmez herkes başına toplanmış, ikramlar, havlular,hürmetler derken oldukça fazla ilgiyle karşılanmış.  Hoca bu sefer de hamamdan çıkarken kendisine uzatılan bahşiş kutusuna çok az bahşiş bırakır.

Hamamcı şaşkın bir şekilde:

– Hoca bu ilgi ve alakaya bu kadar mı bahşiş bırakılır der.

Nasrettin Hoca da hemen gülerek:

– Bu verdiğim geçen haftanın bahşişiydi. Bu haftanın bahşişini geçen haftadan vermiştim, diyerek güzel bir cevap verir.

9. Nasrettin Hocanın Fıkraları Kısa Akıl Sır Ermiyor

Nasrettin Hoca bir gün yolda yürürken iki yüz akçe parayı kaybetmiş. Kaybettiği parasını bulamayınca çok üzülen Hoca, “ne olur param bulunsun” diye dua etmiş.

Aynı zamanda hocanın yaşadığı şehrin zenginlerinden birisi çıktığı gemi yolculuğunda kötü bir fırtınaya yakalanmış ve “Eğer kurtulursam Nasreddin Hoca’ya iki yüz akçe para vereceğim” diyerek adak adamış .

Kötü fırtınadan kurtulan zengin adam şehre gelip iki yüz akçe parayı Hoca’ya vermiş. Hoca bunu görünce şaşırmış ve:

– Ey Allah’ım teşekkür ederim. Bu ne dolambaçlı yolmuş, ben parayı ben nerede kaybettim, nereden çıktı. Gerçekten de akıl sır ermiyor, demiş.     

10. Nasrettin Hoca Hikayeleri Ben Küçük Yangınlara Karışmam

Murat Ağa Nasrettin Hoca’nın yaşadığı kasabanın en zenginlerinden biriymiş. Ağa aklı ve zekası sayesinde zengin olduğunu düşünerek sürekli kendisiyle övünürmüş.

İşine geldiği zama Hoca’ya danışır, işine gelmediği zaman ise onu dinlemezmiş. Camiye ise sadece cuma günleri gidermiş. Murat Ağa’nın üç katlı, devasa bahçeli çok lüks bir evi varmış. Bütün altınlarını ve paralarını ise bu lüks evinin geniş bahçesinde saklarmış.

Cuma günleri camiye geldiğinde vaaz veren Nasrettin Hoca’nın doğrulukla ve dürüstlükle ilgili sözlerinde işine gelmeyen yerlerde:

– Hoca Efendi, sen dünya işlerine karışma! Din işi ayrı dünya işi ayrı, dermiş.

Günlerden bir gün Murat Ağa’nın evinde yangın çıkınca koşarak camiye gelmiş. O sırada herkes öğle namazından çıkıyormuş. Ağa, Hoca’yı görünce:

– Hocam koşun yetişin yardım edin evim yanıyor, demiş.

Bunu duyan Hoca durur mu?:

– Bana din işleri ile dünya işlerini ayırmam gerektiğini sen öğrettin. Mesela bu yangın senin de dediğin gibi benim asla karışmamam gereken bir dünya işi, demiş.

11. Nasrettin Hoca Fıkraları Bulmanın Tadı

Nasrettin Hoca bir gün alışveriş yapmaya en sevdiği eşeğini de alarak gitmiş. Eşeğini bir ağaca güzelce bağlamış ve alışveriş yapmaya başlamış. Bir sürü şey alıp eşeğine doğru yürümeye başlamış. Ancak eşeği orada yokmuş.

Hemen bir adam tutarak bağırmasını istemiş:

– Nasrettin Hoca’nın eşeğini kim bulup getirirse; Hoca ona alışveriş çuvallarını, eşeğin semerini ve parasını verecek.

Duyanlar şaşkın bir şekilde:

– Hoca Efendi madem bulunduğunda eşeğini geri vereceksin neden arıyorsun, demişler.

Hoca gülümseyerek:

– Kaybolan şeyi bulmanın tadı başkadır. Her şeyi kaybedeceğimi de bilsem o eşeği bulup çalana geri vereceğim, demiş.

12. Nasrettin Hoca Masalları İp Olur

Nasrettin Hoca’nın ip masalı;

Nasrettin Hoca’nın yaşadığı köyde yaşayanlar Eyyüb-i kelimesini bir türlü doğru söyleyemiyorlarmış.

Bazısı Eyip, bazısı İyip, bazıları da İyp diye yanlış bir şekilde söylüyorlarmış.

Buna artık dayanamayan Hoca vaazında:

– Ey komşular sakın ola ki oğlunuz olursa adını Eyyûb koymayın. İnsanlar onu söyleyemez çocuğun adı olur İp, demiş.

13. Nasrettin Hoca’nın Fıkraları Şu Koca Tasla

Nasrettin Hoca’nın camide vaaz verdiği bir gün, Nasrettin Hoca’nın vaazında doğru ve dürüst olmanın önemini anlatıyormuş. Bakmış dinleyenler yarı uykulu ve esniyorlar. Öğle vakti olduğu için de hepsinin karnı aç.

Düşünmüş:

– Haydi, toplanın bize gidiyoruz. Etli pilav ve yoğurt yiyelim, demiş.

Herkes hızlıca toplanmış ve eve gelmişler. Hoca karısına:

– Hanım masayı hazırla, hep beraber etli pilav ve yoğurt yemeye geldik, demiş.

Karısı:

– Hoca Efendi ne yaptın? Evde ne, pirinç ne et, ne de yoğurt yok, demiş.

Hoca düşünmüş, taşınmış ve içeri gitmiş ve elinde bir kaşık ve tencereyle gelmiş:

– Kusura bakmayın çocuklar, evde eğer pirinç, et ve yoğurt olsaydı bu kazan ve kaşıkla size ikram edecektim, demiş.

14. Nasrettin Hoca Masalları Ben Sözümden Dönmem

Bir gün Hoca ile komşusu bahçede oturuyor ve sohbet ediyorlarmış.

Komşusu Hoca’ya sormuş:

– Hoca’m, sen kaç yaşındasın?

Nasrettin Hoca’nın derin derin düşündüğü ve ak sakallarını sıvazladığı an da:

– Kırk yaşındayım.

Komşusu şaşkın bir şekilde hemen itiraz etmiş:

– Nasıl olur bu Hoca Efendi, 10 yıl önce de sorduğumda aynı cevabı vermiştin, demiş.

Hoca sakince gülümsemiş ve:

– Komşu Efendi ben sözümün eriyim. Sözümden dönmek bana yakışmaz. On yıl sonra da sorsan aynı cevabı vereceğim, demiş.

15. Nasrettin Hoca Fıkraları Kim Daha Büyük

Köylüler bir gün Nasrettin Hoca’ya sormuşlar:

– Hocam padişah mı büyük, yoksa çiftçi mi?

Hoca hemen cevabını vermiş:

– Tabii ki çiftçi büyük. Çünkü çiftçi buğday yetiştirip vermezse padişah acından ölür.

16. Nasrettin Hoca’nın Fıkraları Rüyada Gözlük

Gece yatağında mışıl mışıl uyuyan Nasreddin Hoca aniden uyanmış. Hemen kapısını uyandırmış:

– Hanım kalk gözlüğümü bulamıyorum.

Kadıncağız uykulu bir şekilde:

– Hoca gözlüğü uykuda ne yapacaksın?, demiş.

Hoca gözlüğünü bulmuş ve gözüne takarken:

– Rüyada daha iyi göreceğim, demiş.

17. Nasrettin Hoca Masalları Hepsinin Tadı Aynıdır

Üzüm bağıdan dönen Nasrettin Hoca’nın eşeğinin üstünde koca bir kasa üzüm varmış.

Tam eve varacakken Hoca’nın peşine çocuklar takılmış ve:

– Hoca, Hoca bize üzüm verir misin?, demişler.

Hoca düşünmüş, çocukları saymış. “Eğer hepsine bir salkım verirsem bana üzüm kalmaz” diye düşünmüş. Hoca, kasadan bir salkım üzüm almış ve çocukların her birine birer tane üzüm vermiş. 

Çocuklar ellerindeki üzüme bakmış ve içlerinden biri:

– Hoca bu çok az değil mi?, demiş.

Nasrettin Hoca bu ya hemen cevabı vermiş:

– Canım niye ısrar ediyorsunuz. Ha bir tane, ha on tane ne fark eder. Nasıl olsa hepsinin tadı aynı değil mi?

18. Nasrettin Hoca Fıkrası Yağmurdan Kaçıyorum

O gün çok yağmur yağıyormuş. Nasreddin Hoca da pencere kenarında oturmuş, dışarıyı seyrediyormuş.

O sırada bir komşusunu yağmurun altında koşarken görmüş. Camı açmış ve:

– İnsan hiç Allah’ın rahmetinden kaçar mı komşu, demiş.

Komşusu utanmış ve yürümeye başlamış.

Başka bir gün yine yağmur yağıyormuş ama Hoca bu sefer dışardaymış. Yağmura yakalanınca koşmaya başlamış. Bu sefer de komşusu evdeymiş ve onu görünce:

– Hoca utanmıyor musun rahmetten kaçıyorsun, demiş.

Nasrettin Hoca:

– Ben rahmetten kaçmıyorum, düşen rahmetin üstüne basmamak için koşuyorum, demiş.

19. Nasrettin Hoca Fıkrası Parayı Kim verecek

Nasrettin Hoca küçük bir çocukken arkadaşları ona bir oyun oynamak isterler.

– Nasrettin, biz bahçede yumurta yapacağız, gelir misin?, demişler.

Arkadaşlarının kıkırdadıklarını gören Nasreddin ona bir oyun oynadıklarını anlamış ama yine de:

– Gelirim, demiş.

Çocuklar önden giderek, önceden sakladıkları yumurtaların üzerine oturmuş ve içlerinden biri Nasreddin’e:

– Biz hepimiz şimdi yumurtlayacağız. Eğer aramızda yumurtlayamayan biri olursa hepimize gazoz alacak, demiş.

Sonra da hep bir ağızdan gıdaklamaya başlamışlar:

– Gıt–gıt–gıdaaaak.

Nasrettin hemen düşünmüş ve:

– Üüüü–ürü–üüü, diye bağırmaya başlamış.

Diğer çocuklar şaşırıp:

– Ne oluyor Nasreddin?, diye sormuşlar.

Nasrettin:

– Eee bu kadar tavuğu koruyacak bir de horoz lazım, değil mi?, diye zekice bir cevap vermiş.

20. Nasrettin Hoca Hikayeleri Bal ile Sirke Uyuşmamış

Köylüler toplanmış Nasrettin Hoca’nın tepesine ve sormuşlar:

– Hocam bal ve sirke birbiriyle uyuşmazmış derler, doğru mu sence?

Hoca biraz düşünmüş ve gidip mutfaktan bal ve sirke almış. Bir kaşık bal yiyip üstüne sirke içmiş. Yüzünü ekşiterek:

– Neden uyuşmasın, gayet de iyi anlaşırlar, demiş.

Yüzünü görenler:

– E, Hoca yüzün ekşidi.

Hoca yine cevabını vermiş:

– Onlar anlaştı anlaşmasına ama beni aradan çıkarmaya çalışıyorlar.

Tr komik Nasrettin Hoca fıkraları, şakalar Nasrettin Hoca, Nasrettin Hoca fıkraları kısa 20 tane burada.