Hikayeni paylaş sen de katıl bize.

ÖNÜMÜZDE FAHR-İ KÂİNAT YÜRÜYOR

khssasse

1492

Yok

ÖNÜMÜZDE FAHR-İ KÂİNAT YÜRÜYOR

Önümüzde, Fahr-i Kâinat yürüyor!

Yavuz Sultan Selim, ordusuyla beraber sefer için Mısır yollarındadır. Mısır’a ulaşmak için Sina Çölü’nü geçmek gerekliydi fakat bu çölü geçmek neredeyse imkânsızdır.
Yavuz, geçmeye kararlıydı. Osmanlı ordusu Sina Çölü’ne çıkmak üzeredir. Basra civarında günlerce meyve bahçelerinden geçerler. Daha sonra Basra gerilerde kalır ve uçsuz sahra görünür.
Çölün hissedilmeye başladığı anlarda Yavuz durur ve yanındakilere “Bir meyve,meyve getirin bana!”
Vezirler şaşkındır bir şekilde mümkün olmadığını söylerler. Bunun üzerine Yavuz ordu içerisinde aramalarını, bir tane hurma ya da elma bulmalarını emreder. Ama bulunamaz.

Haber ulaştığında Yavuz secdeye kapanır “Sana şükürler olsun ya Rabbi!” diyerek, vezirlerine döner.”Eğer askerimden biri elini bahçelerdeki o dallara uzataydı, girmezdim çöle!”

Sina çölünde ilerlerken Sultan Selim Han, atından iner ve o kızgın çölde yürümeye başlar. Tüm ordu yürümektedir. Ordu harap ve bîtab hâle gelmiştir. Yavuz, büyük bir edeb ve huşu içinde yürümeye devam etmektedir. Sebebi sorulunca bütün heybet ve azametinden sıyrılıp, sükunet ve edeple şöyle der:
Önümüzde, Fahr-i Kâinat yürüyor. Efendimiz Hazreti Muhammed yürümükteyken, at üstünde gitmekten hayâ ederim!”

Dokuzuncu Osmanlı Padişahı,Yaptığı fetihlerle ve kişiliğiyle tarihe adını altın harflerle yazdırmış,tarihin önemli şahsiyetlerinden biri olan Yavuz Sultan Selim;
ikinci Beyazıt’ın oğlu, Kanuni Sultan Süleyman’ın babasıdır.
Babası II. Bayezid’ın yerine tahta çıkan
Yavuz Sultan Selim padişahlığı döneminde, Anadolu’da birlik ve beraberlik sağlanmış,dönemin en önemli iki ticaret yolu olan İpek ve Baharat Yolu’nu ele geçirilmiş ,bu sayede doğu ticaret yolları tamamen kontrol altına alınmıştır.
Kısa bir padişahlık yapmasına rağmen sekiz yıl gibi bir zamanda imparatorluğun sınırlarını iki katına çıkarmıştır.
Mısır Seferi sonrası kutsal topraklar Osmanlı hakimiyetine girmiştir.
6 Temmuz 1517’de Kutsal Emanetleri,aralarında Muhammed’in hırkası,dişi,sancağı ve kılıcı ,bulunan eşyaları, Hicaz’dan Yavuz Sultan Selim’e gönderilmiş,29 Ağustos 1516’da Hilafet Abbasi soyundan Osmanlı soyuna geçmiştir.

Mutlaka Okumalısınız  700 Yıllık Altın Öğüt