Hikayeni paylaş sen de katıl bize.

Yusuf Has Hacib Sözleri, Etkili sözler

khssasse

692

Yok

Yusuf Has Hacib Sözleri, Etkili sözler

Yusuf Has Hacib Sözleri, Etkili sözler

 

“Tanrı kime anlayış, akıl ve bilgi verirse, o pek çok iyiliğe elini uzatır. Bilgiyi büyük bil ve anlayışı ulu; bu iki şey yükseltir seçkin kulu.

Anlayış nerede olursa, orası ululuk bulur; bilgi kimde olursa, o büyüklük bulur.

Anlayışlı olan anlar, bilgili olan bilir; bilen ve anlayan her zaman dileğine erişir. Anlayış bir yulardır; insan onu elinde tutarsa dileğine erişir ve bütün arzularına ulaşır. Bütün işini gücünü anlayış yoluyla yap; eline geçen bu zamanı israftan bilgiyle koru” (Has. Hacib)

 

“İnsan bilgi bilirse, hayattaki mutluluğu günden güne artar; kendisi ne kadar küçük olsa bile, yeri büyük olur” (Has. Hacib)

 

“Akıl karanlık gecede meşale gibidir; bilgi seni aydınlatan bir ışıktır. Kişi akıl ile yükselir, bilgi ile büyür; kişi bu ikisiyle itibar görür” (Has. Hacib)

 

“İnsanda zekâ ile birlikte bilgi de bulunursa, o bu bilgisiyle her işte başarılı olur. İşi akıl ile anla, bilgi ile bil; günün kutlu olsun, hayatın mutlu geçsin. İnsan dileğine zekâyla ulaşır; önce bilgi edin, iyice kavra, sonra işe giriş” (Has. Hacib)

 

“Küçük bir oğlana bak, akıl ona ulaşacaktır; fakat yaşı gelmedikçe kalemler yürümez. Akıllı kişi de yaşlanınca bunar; akıl gittiği için kalem de susar. Eğer bir deli, vurup öldürürse birini, o deliye ölüm cezası yoktur; kısas yapılmaz. Niçin dersen o akılsızdır, akılsız kişiler ne mükâfat görür ne de ceza” (Has. Hacib)

 

“Akıl senin için iyi ve yeminli bir dosttur. Bilgi senin için çok merhametli bir kardeştir. Bilgisizin düşmanı kendi bildiği ve yaptığıdır; başka düşmanı olmasa bile, bu ikisinin sıkıntısı yeterlidir” (Has. Hacib)

 

“İyi seçmek için kişinin akıllı olması gerekir, işini iyi başarabilmek için de bilgili olması gerekir. İnsan işine yarayana yaramayana iyice dikkat ederek, gerekli ve gereksizi hakkıyla sorup soruşturarak, ayırt eder, eler ve seçebilir, her işte gözünü keskin tutarsa, sonunda işler sağlam olur ve olgunlaşır; bilgili kişiler yemeği pişmiş olarak yer. Böyle bir kişi dileğine erer ve her iki dünyada işi yoluna girer” (Has. Hacib)

 

“Akıl insan için aziz ve değerli bir şeydir. Aklın yeri üstte, beyindedir; değerli bir şey olduğu için onun yeri baştadır. Akıl insan için şüphesiz bir köstektir; hareketi doğru ve işi ölçülüdür. Merhametli Tanrı seçtiği kulunun hareketini ve dilini akıl ile kösteklemiştir. Akılsız ölüdür, akıllı ise diridir; akıl insanları bu şekilde birbirinden ayırır. İnsan, gece gibi karanlık bir evdir; akıl bir meşale gibi onu aydınlatır. Her türlü iyilik akıldan gelir. İnsan bilgi ile büyür ve sivrilir. İnsanoğlu bu ikisi ile yükselmiştir. Doğruluk yolunda bu iki şey ile başarılı olur. İnsan hayvandan bilgisiyle ayrılmıştır; bilgiden daha büyük başka ne vardır. Akılın buna benzer bir sözü vardır; aklı yerinde kullanılırsa faydası çoktur. İnsanı hayvandan ayıran şey bilgidir. Yürü, hayvan olma, akıllı ol ve bilgi öğren; bilgiyle söyle, sözün güvenilir olsun” (Has. Hacib)

 

“Kim boğazının arzularına râm olmaz, az söyler ve yakışmayan şeylerden kendini uzak tutarsa, kim heves ve arzularına hâkim olur, gazaba gelip hiddetlendiğinde onu yenebilirse, akıllı ve bilgili insan odur, akıllı ve doğası sakin olan bunu başarır. Akıllı kişilerin sözü övülecek sözlerdir; o doğru ve dürüst olur, kendini her zaman belli eder. Onlar yakışmayanlara yaklaşmaz ve kendilerini bu şeylerden uzak tutarlar; gereksiz şeyleri görmez ona göz yumarlar” (Has. Hacib)

 

“Ey akıl ve gönül sahibi, anlayışlı ve uyanık kişi, bu dünyaya gönül verme, onun beklenmedik yerlerde sana zararı dokunur. Bu karanlık zulmet yeri neye gerek, durulmuş ölümsüz ülke için önceden hazırlan. Bu dünya bir zindandır, ona gönül bağlama; sen yüksek saray ve ülke iste, huzur ve sükûnete kavuş. Gönlü durulmuş ve her işinde gönlü dürüst olan insan ne der, dinle. Ey himmet sahibi, güzel bir dünya iste; güzel olanı isteyen kişinin mutluluğu eksiksiz olur. Bu fani dünyayı bırak, ahreti dile; sen dünyayı bırakmasan, o seni bırakır. Bu dünya cefakârdır, sen de ona cefa et; ona ne kadar cefa edersen, o da sana o kadar itaatkâr olur. Ey yoldan azmış, başı dönmüş kişi, bu dünyaya gönül verme onun dibi bataklıktır. Bataklığa giren dibe batar, kimse oradan bir daha çıkamaz; orada sevinç arama. Kendini yukarı çek bataklıktan kurtul; ibadet ederek kulluk görevlerini yerine getir. Bugün tekrar ona dön, senin dileğini o verecektir. Artık aksini söyle, başkaca söylenecek söz kalmadı” (Has. Hacib)

 

Yusuf Has Hacib Sözleri

“Onu bir tek bil, onu öv ve gönülden inan; ibadet kıl, imanın iç bozukluğundan arınmış olsun”(Has. Hacib)

 

“Bu dünya bir zindandır, zindanda endişeden başka bir şey bulunmaz. Zindan da sen fazla sevinç bekleme; sevinme ve avunma yeri ancak cennettir. Geçici rahatı huzur olarak kabul etme, geçecek sevince de sevinç deme. Bu huzur, arzu ve dilekleri bırak, ebediyeti ara; ebedi huzuru isteyen bunun zahmetine katlanmalı” (Has. Hacib)

 

 “Bugünkü huzura aldanma, sakın ve iyice düşün, yarınki huzura bakın. Onun sevinci uzun sürer ve huzuru boldur, huzur olunca böyle olmalıdır. Huzur ve iyilik istersen, yürü, iyi ol; bol nimet içinde ebedi hayat sür” (Has. Hacib)

 

“Anlayış ve bilgiye tercüman olan dildir; insanı aydınlatan açık dilin kıymetini bil. Kişiyi dil kıymetlendirir ve kişi onunla mutluluk bulur; kişiyi dil kıymetten düşürür ve dil yüzünden başı gider. Sen kendi esenliğini istiyorsan ağzından yakışıksız söz çıkarma. Bak doğan ölür; ondan eser olarak söz kalır; sözünü iyi söylersen ölümsüz olursun”  (Has. Hacib)

 

“Söz yağız yere mavi gökten indi; kişi kendine sözüyle değer verdirdi” (Has. Hacib)

 

 “Kişinin süsü sözdür ve bu söz de çok çeşitlidir; haydi, ey dilim, iyi sözlü kişiyi öv. Buna benzer Türkçe bir atasözü vardır; işte onu söylüyorum, şöyle der:

Aklın süsü dil, dilin süsü sözdür, kişinin süsü yüz, yüzün süsü gözdür” (Has. Hacib)

 

 “Bu ağız bir in gibidir; sözün oradan çıktığında seher yeli gibi olur; dünyaya yayılır ve artık toplanmaz; onu bütün halk duyar, artık örtülemez. Ağızdan bazen ateş, bazen de su çıkar; bunların biri yapar biri de yıkar. Gereksiz söz yanan ateş gibidir; onu ağızdan çıkarmamalısın yoksa kendin yanarsın.

Dilin söylediği iyi söz ise akarsu gibidir; nereye akarsa orada çiçek açar” (Has. Hacib)

 

“ Kimin düşündüğü ve söylediği bir olursa, işte doğru insan odur. Onun içi dışı gibi, dışı da içi gibidir; doğru ve dürüst kişi böyle olur. Kişi gönlünü çıkarıp avucuna koyarak, başkalarının önünde mahcup olmadan dolaşabilmeli. Mutluluğa yükselmek için insana doğruluk gerekli; insanlık  doğruluğun adıdır, inan.

 İnsan nâdir değil, insanlık nâdirdir; insan az değil doğruluk azdır” (Has. Hacib)

 

 “Zenginlik ve dünya nimetleri istersen, bunlar doğruluk ile elde edilir. Ahiretini de mâmur etmek istersen, elinden gelirse bunun çaresini doğruluk ve imanda ara. Aklı eren ve doğruluk ile dünyayı elde eden insan da iyi söylemiş. Bu dünyada zenginlik istersen, özünle ve sözünle doğru ol. Ahireti kazanmak istersen, özünü, sözünü ve gönlünü daima temiz tut”(Has. Hacib)

Mutlaka Okumalısınız  Ünlü düşünürlerden anlamlı, ders verici sözler ! [Etkileneceğiniz Sözler]

 

“Doğruluk bir sermayedir, tüm iyilikler bu sermayenin kârıdır; bu kâr ile insan ölümsüz tadı bulmuştur. İnsan doğru olursa, günü iyi olur; günü iyi olursa ölümsüz mutluluğa kavuşur.

Samimi insan ne der dinle; ey dünyanın temeli, bu söze göre hareket et.

Düşüncen ve sözlerin doğru, hareketin güvenilir olsun; mutluluk ve bütün bu dünya nimetleri sana gelir. Doğru olursan günün kutlu olur; sevinç ve mutluluk içinde selametle ömür sür” (Has. Hacib)

 

“Doğru ol, dürüst hareket et; doğruluk insanı mutlu eder. Hareketi doğru olan insan ne der dinle; doğru insan her iki dünyada da kazanır. Kişi gününün mutlu geçmesini isterse, bunun çaresini doğrulukta aramalıdır. Sen mutlaka zengin olmak istersen bil ki, asıl zenginler kısmeti doğrulukta bulmuştur. Kişi akıllı, tavrı ve hareketi doğru olursa, her iki dünyada güneşi parlar” (Has. Hacib)

 

 “Eğer yüzünün daima gülmesini istersen, doğru ol; endişesiz ve huzur içinde yaşa” (Has. Hacib).

 

“İyiliğin bu gün sana hiçbir zararı yoktur; fakat bugün inan ki, onun faydasını yarın göreceksin. Kötülük bu gün faydalı görünse bile, yarın zararını görürsün; bunu düşünüp anla. Bu gün kötü ne kadar huzur içinde olursa olsun, yarın pişman olup, azap çeker. İyi kişi ne kadar mağdur olursa olsun, yarın pişman olmaz ve huzura erer. Kötülük edersen kötülüğün karşılığı pişmanlıktır; bela, mihnet, zahmet, pişmanlık ve keder hep kötülüğün karşılığındadır. Cömertlik, insanlık, fayda ve iyiliğin hep iyi kişiden geldiği şüphesizdir. Huzur, arzu, nimet, güven ve rahat bu neşe ve sevinç hep iyiliğin karşılığıdır” (Has. Hacib)

 

“Hiçbir işte acele etme, sabırlı ol, kendini tut; sabırlı kişiler arzularına erişir. Eğer öfkelenirsen kendini tut, sabırlı ol; sabırlı kişi sonunda sevince kavuşur. Sabreden kişi ne der dinle: insan sabrederse bozulmuş işi düzelir. Kişi sabrederse dileğine kavuşur. Eğer zahmet, kaygı veya endişeye düşen kişi sabrederse kaybettiği huzuru tekrar elde eder. Sabırlı ol, sabretmek er kişi işidir; sabrederse göğe bile yol bulur” (Has. Hacib)

 

 “Ey nimet sahibi, bundan şükrederek yararlan; ey mihnet sahibi,  kaderine boyun eğ, sabırlı ol. Sabredersen mihnet senin için nimet olur; nimet için şükredersen bu nimet daha da artar, bunu böyle bil” (Has. Hacib)

 

“ Ey asil doğalı, her iki dünyada kişiye faydalı olan şey iyilik yapmaktır. İkincisi hayâ ve üçüncüsü de doğruluktur; insan bu üç şey ile mutluluk güneşine erer. Her türlü densizliğe hayâ engel olur; hayâsızlık insan için çok fena bir hastalıktır. Doğruluk, hayâ ve iyi hareket bu üçü kimde birleşirse, o insan mutlu olur” (Has. Hacib)

 

 “İnsanların seçkini hayâ sahibi olanıdır; hayâ sahibi olan kişi, insanların başıdır. Kimde hayâ varsa ona her işi teslim et; insan hayâ ile küstahın yolunu tıkar. İnsanların aşağısı hayâsız adamdır; hayâsızın dili doğru söz söylemez. Hayâ sahibi ve yumuşak huylu kişi ne der dinle: Bak, acıdığı için sana nasihat verir. Hayâsız kişiden uzak dur; uzak. Hayâsız inkâr eden gözdür. Hayâsızın yüzü, dikkat edersen, etsiz bir kemiktir; hayâsızın özüyse kapanmaz bir gediktir. Hayâ ile insanın şerefi artar; hayâ sahibinin de bu yüzden gözü parlar” (Has. Hacib)

 

Hayâ sahibi kişinin doğası yumuşak olur; kendisine yakışmayan hiçbir işe el sürmez. Hayâ sahibinin tavır ve hareketleri eksilmeyen bir bütündür. Bütün uygunsuz işlere engel olan hayâdır; bütün iyi işlere ulaştıran da hayâdır. Bu hayâ ne kadar iyi şeydir ve insan için ne büyük bir süstür; hayâ insanı bütün iyi şeylere yönelten araçtır” (Has. Hacib)

 

“Hayâ olmazsa, insan küstah ve adi olur; hayâ sahibi kişi dürüst hareket eder” (Has. Hacib)

 

Hayâ; h-y-y mastarından türemiş en bilinen kelime, hayattır. Hayatın birinci manası, bitki ve hayvanlarda da bulunan gelişme, organize olma ve bu organizasyonun dağılmasını sağlayan güçtür. İkinci manası da, duyan, hisseden güçtür. Üçüncü mana ise işlev gösteren, akıllı güçtür. Dördüncü anlam ise üzüntünün geçmesini ifade eder. beşinci anlam, ebedi olan ahiret hayatıdır. Bunlar bizi semantik anlamın getirdiği yerlerdir. Dolayısıyla kötülüklerden sakınma, utanma manasına gelen hayâ kelimesi, hayat ile ama “gerçek hayat” ile bağlantılıdır. Haya Allah’ın ahlakıdır (Merter, 2014: 264)

 

“Allah hayâlıdır” (Tirmizi)

 

“Hakikatte Rabbiniz hayâ ve kerem sahibidir. Bir kul ona karşı ellerini kaldırıp dua edince, o elleri boş bırakmaktan, yani kulun istediğini vermemekten hayâ eder”  ( Buhâri)

 

“Hayâ imandandır” (Müslim).

 

Sana söyleyeceğim şu şeyleri iyi ezberle: Gerçekten de hayâ ve üns kalbi dolaşırlar. Orada zühd ve takvayı buldukları zaman yerleşirler, yoksa çekip giderler (akt. Merter, 2014: 265)

 

“Yalancı kişiler vefasız olur; vefasız kişi halka uygunsuz işler yapar. Vefalı kişi ne der dinle, insan için insanlığın başı vefadır. Sözü yalan olanın tavır ve hareketi cefadır; cefa kimdeyse, o kişi hayvandır. Yalancı kişiden vefa bekleme” (Has. Hacib)

 

Hz. Peygamber, üç defa tekrar ederek, yanındakilere: 

“- Size, büyük günahların en büyüğünü söyleyeyim mi ?” diye sordu. 

“- Buyur ya Resulallah! Dediler.

“-Allah’a şirk koşmak ve ana babaya asi olmak..” buyurdu (Buhari, edep,6).

 

“Faydasız olan ve kişiye daima zarar veren şu üç şeydir. Biri kötü doğalı ve inatçı olmak, biri de yalan söylemektir. Biri de kişiyi aşağılık eden cimriliktir; bunların üçü de bilgisizlikten ileri gelir.

 

Kim doğası kaba ve inatçı olursa, onun işi her zaman ters gider. Cimrilikten daha kötü başka ne var; cimri toplar, yiyemez ve malı arkada kalır. Bilgin cimri hakkında ne der, dinle: ey zavallı, ey çaresiz, ey sıkı el. Altın toplamayı bildin, fakat yemesini bilemedin, bu altını yığdın da birini olsun neden başkasına vermedin. Ey bu dünyayı toplayıp yiyemeyen kişi, yiyiciler hazırlandı, sen de yiyeceği hazırla. İşte bu üç şey kimde varsa, mahvolup gider” (Has. Hacib)

 

“Eli sıkı olma; büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır, (kaybettiklerinin) hasretini çeker durursun“(İsra, 29).

 

“İnanıp iyi işler yapan ve Rablerine gönülden boyun eğenlere / alçak gönüllü olanlara gelince, işte onlar cennet halkıdır. Onlar, orada sürekli kalıcıdırlar”(Hud,23).

 

“Rahman’ın kulları, yeryüzünde alçakgönüllü olarak yürürler. Cahiller onlara laf atınca: ‘Selam.’ derler”(Furkan, 63)

 

“Kim erdemliyse onun adı her tarafa yayılır; eğer birinin erdemi yoksa, adını anılmadan yaşlanır gider. Kişi başkalarına erdemiyle üstün olur; kimin erdemi çoksa o uçar gibi yükselir. Kim elini erdemle uzatırsa, yüce dağların başını eğerek yere indirir” (Has. Hacib)

 

“Cömertlik çok iyi bir şeydir, onu elden bırakmamalı; fakat el kesesinden cömertlik olmaz” (Has. Hacib)

Mutlaka Okumalısınız  700 Yıllık Altın Öğüt

 

“Cömertler başı da çok güzel söylemiş; ey iyi kişi, sen bunu dinle. Her türlü iyiliğe yol gösteren şey varlıktır; her türlü hastalığı tedavi eden şey varlıktır. Varlığı varsa insan akıl ve bilgiyi bulur, her türlü iyiliği yapmaya elini uzatır. İnsan arzu ederse bu varlık sayesinde mavi göğe yükselir.

Arzun hacca gitmekse bunun için mal ve servet gerekir; gazilik dilersen yine bu servet senin işine yarar. Verecek malı olmazsa insan hiçbir iyiliğe el uzatamaz” (Has. Hacib)

Etkili Sözler

“Eğer uzun ömür dilersen, cömert ol; başkalarından mümkün mertebe tuz ekmeği esirgeme” (Has. Hacib)

 “Alçakgönüllü ve insanlığa karşı insanlık gösteren adam ne der dinle;  sen iyi nam kazanmak istersen, gayret et çok cömert olmaya çalış” (Has. Hacib)

 

“Tanrı bu dünyayı bilerek yarattı; helalinden yiyecek ve içecek gönderdi. İyi arkadaş edinerek onlarla düşüp kalkmalı; insanın arkadaşı iyi olursa kendisi de iyi olur. Başkalarına faydalı olabileceğin yerde insanlara karış; bil ki, insanlara faydalı olmak insanın yararınadır. Başkasına faydası dokunmayan kişi ölü gibidir; faydalı ol, ölü olma; ey mert yiğit. Birinin arkadaş ve ahbabı ne kadar çok olursa, onun adı o oranda memlekete yayılır, işi yoluna girer. O bu dünya içinde dileğine kavuşur; eğer ahret mutluluğu isterse onu da bununla sağlar. Kara günün de bu dostlar onun uğrunda hayatlarını feda eder; sevinçli gününde de sevinçten gözleri parlar. Onun erdemini herkese söyleyip yayarlar; kusurunu görünce de ağızlarını açmayıp gizlerler” (Has. Hacib)

 

“Kendinden büyüklerin sözüne karşı gelme; cevap vermek gerektiğinde kaba söz söyleme. Büyüklere saygı göster, hürmette kusur etme; böylece sen de yükselirsin, onların mutluluğu sana da bulaşır. Kendi akranlarını sık sık ziyaret et; onlara katıl ve onlarla ilişkini kesme. Sana “siz” diyenleresen de “siz” tabirini kullan, karşılık verirken daima karşındakinden daha nazik davran” (Has. Hacib)

 

 “Bilgisizi kendine fazla yakın tutmamalısın; yakın tutarsan şüphesiz ki yakışıksız harekette bulunur. Bilgisizlere yaklaşma kendine hâkim ol; kendine hâkim olan insan hayatını mutlulukla geçirir” (Has. Hacib)

 

“Selam insana selamet yoludur; kim selam verirse karşındakine teminat vermiş olur. Selam insan için emniyet ve selamettir; selam veren karşısındakinin hayatını emniyet altına alır. Selam veren kişi insana aman verir; selamı alan ise selamette olur. Selam insanı insanların şerrinden korur; selama karşılık veren de selametini teminat altına alır” (Has. Hacib)

 

Eğer evlenmek istersen, çok dikkatli ol ve iyi biz kız ara. Alacağın kişinin soyu sopu ve ailesi iyi olsun; kendisinin de hayâ ve takva sahibi, temiz olmasına dikkat. Alacaksan el değmemiş, senden başka erkek yüzü görmemiş, bir aile kızı almaya çalış. Böylesi seni sever ve senden başkasını tanımaz, yakışık almayan uygunsuz hareketlerde bulunmaz. Evleneceksen, kendinden aşağı derecede biriyle evlen; kendinden yüksek ailelere yaklaşma, sonra onun esiri olursun. Sınamış kişi ne der, dinle; sınamış kişinin işi hep mükemmeldir. Evleneceksen, kendinden aşağı biriyle evlen; ömrünü huzur içinde geçirirsin. Onda yüz güzelliği arama, güzel huy ara; huyu iyi olursa seni memnun eder. Ey takva sahibi kişi; evlenme, evlenirsen kendi dengin ile evlen. Yüz güzelliği arama, güzel huy ara; huyu güzel olursa o mükemmel demektir. Ey güzellik arayan, güzellik arama; sen al yanağını boş yere sarartma..” (Has. Hacib)

 

Kim evlenmek isterse şu dört kadınla evlenir; biri zengin kadınla evlenmek ister; biri güzel olmasını ister ve ona göz diker; bir başkası soyunun sopunun asil olmasını ister ve bu asalet payesiyle iftihar eder. Başka biri de çok takva sahibi olmasını arzular; onu bulunca kendini hemen o an kaptırır. Bunlardan hangisinin daha iyi olduğunu sana söyleyeyim; evlenmek istersen bana kulak ver. Ey alacağı kadının takva sahibi olmasını isteyen beyzade; böylesine rastlarsan, bu dört şeyi de bir arada bulmuş olursun. Eğer iyi ve takva sahibi bir kadın bulursan, bu fırsatı kaçırma derhal evlen, ey iyi kişi. Arzun zenginlikse o tasarruf ederek seni zenginleştirir ve yüzünü güldürür. Ahlakı dürüst olan güzel görünür; kadının güzelliği onun tavır ve hareketleridir, bunu bilen bilir. Kadın takva sahibi ve temiz olursa asil demektir ve diğer üç şey de onda birleşir, ey kudretli kişi. Ey hâkim insan, takva sahibi olan kadın iste; takva sahibi biri bulunursa; bu dört şey onda birleşmiş olur. Böyle bir kadın bulursan çabuk davran; fırsatı kaçırma” (Has. Hacib)

 

“Senden büyük yemeğe başladıktan sonra, sen elini uzat; bak, adet böyledir. Yemeğe sağ elini besmeleyle uzat; böylece yemeğin bereketi artar, sen de zengin olursun. Başkasının önündeki lokmalara dokunma; kendi önünde ne varsa, onu al ve ye. Ne kadar tok olursan ol, insan ikram edilen yemeği reddetmemeli; yemeği alınca ısır ve ufak ufak çiğne; sıcak yemeğe ağzınla üfleme. Yemek yerken sofra üzerine sürünme; insanların huzurunu kaçırma, hareketlerine dikkat et. Bütün bunlar usul bilmezlikten ileri gelir; usule uygun davran; usul bilmeyen kişilerin başkalarına zararı dokunur. Her şeyin usulü, adabı erkânı vardır; usulü tam olarak uygulayan kişinin yüzü güler. Usul, adap ve erkân bilmeyen kişi insanlara katılırsa işinde başarılı olamaz” (Has. Hacib)

 

Yoksul derler, yoksul olan kimdir; yoksul istediği kadar zengin olsun açgözlü olandır. Açgözlü kişiye zenginliğin bir faydası yoktur. Açgözlüye bütün bu dünya malı az gelir; olanla yetinenin ömrü mutluluk içinde geçer. Gözü aç insan, kara toprağın tozu gözüne dolana kadar mala doymaz” (Has. Hacib)

 

“Kişi gönlünde iyi niyet besleyerek hareket ederse, o istediği her işte başarılı olur. İyi niyetle hareket eden her zaman iyilik görür, niyetini gerçekleştirmese bile bunun karşılığını bulur” (Has. Hacib)

 

 “İnsanların aslına onun hareketi tanıktır; hareketi nasılsa aslı da odur. Kimin aslı iyi ise onun hareketi aslına uygun olur kötünün aslına da onun kendi tavır ve hareketi tanıktır” (Has. Hacib)

 

“Bütün mahlûklara karşı merhametli ol, gönlünü ve dilini bir ederek Tanrı’ya içtenlikle ibadet et” (Has. Hacib)

 

“İnsanların seçkini faydalı olandır, halk nazarında saygın kişi, merhametli olandır. İnsanlık adını taşıyabilmek için iki şey gerekir; biri merhametli olmak , biri de cömert olup mal dağıtmak” (Has. Hacib)

 

“Dikkat edersen, tabipler çok iyi söylemişler; insan yemeği ne kadar az yerse, o kadar sağlıklı ve neşeli olur. Daima esenlik diler ve hiç hasta olmamak istersen , “az” adlı ilaçtan ye ve öyle yaşa, ey beyzadem” (H. Hacib)

 

“Çok yiyen insan her zaman hastalıklı olur; yüzü sarı, kendisi cılız olur ve itibardan düşer. Mizacı bilen, fikir ve bilgisi geniş olan otacı da bu konuda bunu doğrulayan bir söz söylemiştir. İnsana hastalık boğazdan ve yemekle birlikte geçer; hastalık insanı yaşlandırır ve o ömrünü tamamlayamaz” (Has. Hacib)

Etkili Has Hacib sözleri.